Yazarlar Sineması'nın 17 özgün filmi





1-   Colette (2018)

“Aptalca şeyler yapacaksan da, onları coşkuyla yap!” Colette



2-  The Hours (2002)  

“Bir hayali öldürmek, bir gerçeği öldürmekten daha zordur.” Virginia Woolf



 3-  Sylvia (2003)

 “Yazıyorum; çünkü içimde susturamadığım bir ses var.” Sylvia Plath



 4- Violette (2013)

“Ben kendi kendine konuşan bir çölüm” Violette Leduc



5-  Rebel in the Rye (2017)

“Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir.” J. D. Salinger


6- To Walk Invisible: The Lives of the Brontë Sisters (2016)

 “İleriye veya geriye bakmaktan kaçınmaya çalışıyorum ve yukarı bakmayı sürdürmeye uğraşıyorum.” Charlotte Brontë 



7-  A Quiet Passion (2017)

“Bir tek kalbin kırılmasını önleyebilirsem. Bir yaşamdan acıyı alabilirsem ya da bir acıyı hafifletebilirsem ya da bir ardıç kuşunu yuvasına koyabilirsem, boşuna yaşamış olmayacağım.” Emily E. Dickinson 


8- Paterson (2016)

"Çeviri şiir yağmurlukla duş almaya benzer" 


9- Genius (2016)

“Tamam, Mabel, geliyorum.” - Thomas Wolfe (Ölmüş karısına hitaben).



10-  Nocturnal Animals (2016)

“Hepimiz sonunda annelerimize dönüşüyoruz.”




11-     The Quills (2000)

“Cehaletin ve aptallığın tüm engellerini parçalama şerefi yalnızca dehalara aittir.” Marquis de Sade



12-    Before Night Falls (2000)

"Kübalılar eğlenirken de, acı çekerken de gürültü çıkarırlar mutlaka." Reinaldo Arenas 




13-    The Words (2012)

“Kelimeleri alınca acıyı da aldın.”



14-   Ruby Sparks (2012)

“Yanındayken seni göremedim ve şimdi sen gittikten sonra seni her yerde görüyorum. İnsan bunu okuyup sihir diye düşünebilir. Ama aşık olmak zaten bir sihirdir.” 


 15-    The Ghost Writer (2010)

 “Tüm kelimeler orada. Sadece sıralama yanlış.!”



 16-   The Jane Austen Book Club (2007)

“Aşk bir kez başlamaya görsün, artık her şey onu beslemeye yarar.” Jane Austen


17-    Dead Poets Society (1989)

“Ormana gittim çünkü bilerek yaşamak istiyordum.Yaşamın asıl gerçekleriyle yüzleşmek ve öğretilerini öğrenip, öğrenemeyeceğimi görmek için. Ve ölüm geldiğinde aslında hiç yaşamadığımı fark etmek için.” Henry David Thoreau